25 Kasım 2013 Pazartesi
Ciddi biri olmayabilirim ama benimde duygularım var..
Ciddi biri olmayabilirim ama benimde duygularım var. Ben de üzülebiliyorum. Bende kin duyabiliyor, bende kızabiliyorum bazen. Bu sizi sevmediğim için değil. Bu, o an kahrolduğum için. Belki size kırılıyorum, sinir oluyorum ama en önemlisi değer veriyorum..
Ortada yaşamak... En zoruda bu. İnsan ortada nasıl yaşar? Ya da bu yaptığına yaşamak denir mi? Sürekli iki arada bir derede kalmak ne derece huzurlu? Her an ikisinide üzmemeye çalışmak.. Off işte yaşamadıysanız bilemezsiniz. Çünkü anlayamazsınız. Size hiç bir seçim yapmanız gerektiğini söyleyen oldu mu? Söylemeleri şart değil zaten; anlarsınız.
Bu gün çok üzüldüm, çok kızdım, çok kırıldım belki ama birşey öğrendim. KİMSEYİ GERÇEKTEN MUTLU EDEMEZSİNİZ!
21 Kasım 2013 Perşembe
Bilemezsin..

Hastayım, sesimin buhusu ondan.
Kalbimin sesini duyabiliyorum çoktan,
Lakin çıkmıyor o iki kelam ağızdan.
Zihnimde her an acı varda, bilemezsin.
Düşündüğümün bir anlamı olmalı,
Ki çıkarabilesin sustuklarımdan.
Hakikati bilmek huzur verecek
Sen hakikati bilemezsin.
Körler anlıyor hakikati,
Sağırlar duyuyor haykırsam.
Duruyor.. Orda duruyor işte..
Neden hala bilmezsin?
-Utku Altaş
16 Kasım 2013 Cumartesi
İçelim!

Şişelerin en dibinde kalanı yudumlamaya!
Zeki Mürenle geçen efkar dolu dakikalara!
Sigara dumanında kaybolmalara!
Sonunu düşünmeden söylediğimiz sözlere!
Onu onlara anlattığımız özlemlere!
Tokuşturduğumuz ince belliye!
Kırdığımız efeslere!
Sevgiliye!
Kardeşlere!
Arkamızdan konuşanlara ulan!
Hazırladığımız mezelere!
Masamızı şenlendirenlere!
Aynı evde kalmalara!
Güneşin doğuşuna!
Kafa olup kusmalara!
Bitmeyen muhabbetlere!
Bitirdiklerimize!
Anne babamıza!
Gittiğimiz mekanlarda hesabı denkleştirmeye!
Verdiğimiz teselliye!
Ağladığımız omuzlara!
Haykırdığımız sokaklara!
Beraber olmaya içelim!
2 Kasım 2013 Cumartesi
Küçük Kız Bölüm 1
Orda, köşede duran küçük bir kız vardı. Yerli yersiz konuşmalara maruz kalmış soğuk camın buhusundan bakıyordu gizlice. Aklından milyonlarca şey geçiyor olabilirdi; ama o, silip atamadığı, hafızasında derin izleri olan anılardan birini seçmişti çoktan. Bazen sıcak sobanın yanında kıvrılıp annesinin saçlarını taramasını özlüyordu. Bazen de keşke babam burda olsaydı dercesine bakıyordu teyzesine. Küçükken kaybetmişti annesini. Babasıysa kim bilir nerde; bırakıp gitmişti bir kaç yıl önce. Kin duymuyordu babasına. Ne olursa olsun "o beni severdi çok önemli bir nedenden ötürü gitmek zorunda kaldı" diye avutuyordu kendini. Tutunacak tek dalı teyzesiydi. Gereğinden fazla ortak yönleri olduğunu düşünür, kendisini ona yakın hisseder ama bunu dile getirmekten çekinirdi. Teyzesi her sabah "günaydın kızım" derdi ve her söylediğinde aynı mutluluğu yaşardı. Belki annesinin yokluğundan belkide yaşadığı onca üzüntü duygularıyla oynamış, iyi olan en ufak bir olaydan bile kucak dolusu mutluluk çıkartabiliyordu.
Bu sabahta her sabah olduğu gibi teyzesinin "gunaydın kızım" demesi ile gülümsedi. Teyzesi ona iyi geliyordu. O olmasa kim bilir ne yapardı. Rüzgar estikçe cam ve kapıların arasından içeri giriyor, çıkarttığı ses ile daha soğuk hissetmesine sebep oluyordu. Banyoya gitti. Yüzüne çarptığı soğuk çeşme suyu kendisine gelmesine yardımcı oldu. Saçlarını taradı. Annesininki gibi olmasada elinden geleni yapmıştı. Nedense annesiyle yaşadığı anılar belli belirsiz anlarda karşısına çıkıyordu. Bu onu bazen hüzünlendiriyor, bazen de hafif bir gülümseme olarak yüzünde beliriyordu.
Bu sabahta her sabah olduğu gibi teyzesinin "gunaydın kızım" demesi ile gülümsedi. Teyzesi ona iyi geliyordu. O olmasa kim bilir ne yapardı. Rüzgar estikçe cam ve kapıların arasından içeri giriyor, çıkarttığı ses ile daha soğuk hissetmesine sebep oluyordu. Banyoya gitti. Yüzüne çarptığı soğuk çeşme suyu kendisine gelmesine yardımcı oldu. Saçlarını taradı. Annesininki gibi olmasada elinden geleni yapmıştı. Nedense annesiyle yaşadığı anılar belli belirsiz anlarda karşısına çıkıyordu. Bu onu bazen hüzünlendiriyor, bazen de hafif bir gülümseme olarak yüzünde beliriyordu.
Etiketler:
edebiyat,
hikaye,
Küçük Kız,
Küçük Kız Bölüm 1,
Roman
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
.jpg)
